Agile bir yöntem değil, bir düşünce biçimi ve felsefedir. Daha önce bahsettiğimiz değer ve prensiplerden hareketle Agile’ın temelinde dört önemli yaklaşım bulunur: Deneyimsel Süreç, İteratif & Artırımlı, Yalın Düşünce ve Push/Pull Sistemler.
1. Deneyimsel Süreç
Geleneksel süreçlerde adımlar önceden belirlenir ve katı bir plan izlenir. Oysa deneyimsel sürecin merkezinde bilgi vardır. Yeni gözlemler ve veriler ışığında daha doğru kararlar alınır, gelişim sağlanır.
Bu noktada PDCA Döngüsü (Plan – Do – Check – Act) önemlidir:
-
Plan: Takım bir plan yapar.
-
Do: Plan uygulamaya geçirilir.
-
Check: Sonuçlar gözden geçirilir, veriler değerlendirilir.
-
Act: Verilere göre iyileştirmeler yapılır.
Bu döngü tekrarlandıkça takımlar sürekli daha iyi bir noktaya taşınır. Agile’ın bir “son durağı” yoktur; yolculuk öğrenmeyle devam eder.
2. İteratif ve Artırımlı Gelişim
Geleneksel yaklaşımda ürün yalnızca sürecin sonunda ortaya çıkar. Eğer ihtiyaçları karşılamazsa, değişiklikler hem geç kalır hem de maliyetli olur.
İteratif & artırımlı yaklaşımda ise ürün küçük parçalar halinde geliştirilir. Her iterasyonda paydaşlardan geri bildirim alınır ve ürün buna göre şekillenir. Böylece nihai ürün ile beklenen ürün arasındaki fark minimuma iner.
Hatta geliştirmelerin zaman zaman canlı ortamda denenmesi önerilir. Böylece son kullanıcıdan alınan gerçek geri bildirimlerle ürün doğru yöne evrilir. Yanlış bir yol izlendiğinde ise erken aşamada fark edilip maliyet artmadan vazgeçilebilir.
3. Yalın Düşünce
Yalın düşünce, minimum israfla maksimum değer üretmeyi amaçlar. Süreçler sürekli gözden geçirilerek israf noktaları tespit edilir ve ortadan kaldırılır.
Buna Toyota ve Ikea örnek gösterilebilir:
-
Toyota: TPS (Toyota Production System) sayesinde o gün üretilecek kadar parça istasyona getirilir, stok maliyeti en aza indirilir.
-
Ikea: Ürünler demonte olarak teslim edilir, içinde yalnızca ihtiyaç kadar vida, çivi vb. bulunur. Böylece ne eksik ne fazla olur, israf en aza iner.
4. Push ve Pull Sistemler
Klasik yönetim anlayışında yöneticiler karar verir, çalışanlara uygulatılır. Bu Push sistemi motivasyonu düşürür, darboğazlara ve kalite kaybına yol açabilir.
Agile ise Pull mekanizmasına dayanır. Takım üyeleri, yapabilecekleri işleri kendileri “çekerek” (pull) üstlenir. Daha fazla işi çekebilmek için de süreçlerini sürekli geliştirirler. Bu sayede:
-
Sahiplenme artar,
-
Motivasyon yükselir,
-
Kalite korunur,
-
Darboğazlar minimize edilir.
Agile’ın gücü, bu dört temel yaklaşımın birlikte uygulanmasında yatar. Deneyimden öğrenen, küçük parçalarla ilerleyen, israfı en aza indiren ve takımların sahiplenmesini sağlayan bir ortam, gerçek anlamda çevikliği mümkün kılar.