Product Owner’ın temel sorumluluklarından biri, takımın geliştireceği işlerin NE olduğunu belirlemektir. Ancak kurumsal yapılarda bu durum zaman zaman yanlış anlaşılmakta ve Product Owner’ların yönetici gibi davranmasına yol açmaktadır. Oysa Scrum’da hiçbir rolün diğerine karşı hiyerarşik üstünlüğü yoktur. Bu nedenle yönetici vari davranışlar görüldüğünde mutlaka müdahale edilmelidir.
Product Owner’ın Kaçınması Gereken Davranışlar
-
Takımın yöneticisi değildir.
Takım üyelerine görev atayamaz, iş dağıtamaz. -
Takıma baskı yapamaz.
Daha fazla iş alması için takımı zorlayamaz. Planlama toplantısında işleri önceliklendirir, ancak takım yalnızca hızına (capacity) uygun büyüklükteki işleri üstlenir. -
Büyüklük tahminlerine karışamaz.
Backlog’daki işlerin büyüklüklerini (estimation) sadece takım belirler. -
“Nasıl” sorusuna müdahale edemez.
Takımın işlerin nasıl yapılacağına kendisinin karar vermesi gerekir. PO yalnızca yorum veya öneri getirebilir. -
Daily Scrum’da rapor talep edemez.
Katılımı zorunlu değildir; katıldığında sadece gözlemci olabilir. Takımdan durum raporu isteyemez. -
Performans konusunda baskı kuramaz.
Takımın performansıyla ilgili endişeleri varsa, bunu baskı unsuru olarak kullanmamalıdır. Bunun yerine retrospektifte konuyu gündeme getirebilir ve birlikte aksiyon planı çıkarılmasını sağlayabilir. Çözüm bulunamazsa durumu yöneticilerle paylaşabilir.
Sık Görülen Yanlış Uygulama
Bazı organizasyonlarda yöneticiler, doğrudan Product Owner rolüne atanabiliyor. Deneyimler ve gözlemler, bu yaklaşımın takımlarda ciddi sorunlar yarattığını gösteriyor:
-
Scrum değerlerinin benimsenememesi,
-
Şeffaflığın kaybolması,
-
Product Owner’ın söylediklerinin sorgulanmadan yapılması,
-
Disfonksiyonların artması.
Product Owner, ürünün NE ve NEDEN yapılacağını belirler; ancak NASIL yapılacağına karar vermez. Yönetici gibi davranmaya başladığında Scrum’ın dengesi bozulur. Bu yüzden rolün sınırlarının korunması, hem takımın özerkliği hem de Agile prensiplerin hayata geçebilmesi için kritik öneme sahiptir.